Ana içeriğe atla

Olayları Nasıl Yorumluyorsunuz?


Her gün onlarca haber izliyor, farklı şeyler duyuyoruz. Birbiriyle alakasız gözüken onlarca farklı bilgi televizyonda, sosyal medyada vs. karşımıza çıkıyor. Bunca bilgi yığını arasında bazıları bizim için daha önemli hale gelirken, bazıları hemen zihnimizden siliniyor. Duyduğumuz/gördüğümüz haberleri, bilgileri kendimizce değerlendirmeye tabi tutuyor; müspet yahut menfi yönde eleştiride bulunuyoruz. Bu noktada değerlendirme kriterimiz nedir? Olayları nasıl değerlendiriyoruz, nasıl değerlendirmemiz gerekir?

‘Cumhurbaşkanı şöyle dedi.’
‘Fatih Terim beklenen açıklamayı yaptı.’
‘Birileri tutuklandı/serbest kaldı.’
‘Muhalefet lideri şöyle dedi.’

Yukardakilere benzer cümleleri her gün duyuyoruz. Hemen zihnimizde bir şeyler canlanıyor; desteklediğimiz partiye, dünya görüşümüze, sevgi-nefret durumlarımıza göre eleştiriler yapıyoruz. Seviyorsak doğru olduğu, sevmiyorsak yanlış olduğu; desteklediğimiz partiden ise doğru, diğer partilerden ise yanlış olduğu kanaatine varıyoruz. Hal böyle olunca da bazen yanılıyoruz. Bu tür durumları değerlendirebileceğimiz daha sağlam ve gerçekçi, somut ve net verilere ihtiyacımız var.

Ben önce islam açısından bakmaya çalışıyorum olaylara. Bir de, mesleğim icabı ilk önce olayların psikolojik, sosyolojik sebep ve sonuçları üzerinde düşünüyorum. Yapılan şeylerin insanların psikolojik durumuna, toplumun sosyolojik yapısına etkisi ne olur? Bu minvalde düşünüp doğru ve yanlış olduğu kanaatine varmaya çalışıyorum. 


Duyduğunuz, gördüğünüz şeyler siz nasıl değerlendiriyorusunuz? Değerlendirme yaparken kriteriniz nedir? Adalet, ekonomi, din, kültür, siyaset ya da başka kriterler. Değerlendirme kriterleriniz hangileridir?

Yorumlar

  1. Haberleri pek izlemiyorum inan :) Çünkü gerçekliği konusunda emin değilim.Tabi gidişat ile ilgili az çok fikrim oluyor ama o döngüye girmeye çalışıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döngüye girmemek en güzeli. Sürekli haber izlemek insanı bir çok açıdan olumsuz etkiliyor bence.

      Sil
  2. Haberleri adalet yönünden değerlendiriyorum. Ona göre insanlar hakkında düşüncelerim oluşuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adalet en önemli düsturlarımızdan biri. Yorum işin teşekkürler

      Sil
  3. Televizyon açıldığı zaman belgesel varsa o seyredilir. Haberleri izlemek istemiyorum, çünkü hep siyaset. Dini programları da dinlemiyorum. Çünkü din tartışılacak bir şey değil bence. Tv de ise yapılan bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dini programlar planlı bir şekilde yapılıyormuş gibi geliyor bana. Belgesel izlemek en güzeli. Ama olaylardana uzak kalmak zor oluyor

      Sil
  4. siyaset ve din çok karışık temalar..insan bunların içine girdi mi,çıkmaz bilmez artık,sürekli bıdı bıdı yapmaya başlar.. :)) tabii illa da yapılacaksa, o zaman aklı ve mantığı kullanmak yerinde olacaktır..mesela sen bu konuda çok iyi tespitler yapmışsın.. :) eline sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorum için teşekkürler... Duygularımıza yönlendirmesini kontrol ederek aklı ve mantığı kullanmak bence de yerinde olacaktır.

      Sil
  5. Bence yaşadığımız ortamdan kaçamayız; istesek de istemesek de bizi buluyor, yaşamımıza giriyor zaten. Kendi açımdan baktığımda ne kadar uzakta kalmaya çalıştıysam o kadar da kötüleşti her şey. Zaten insanlarımızı uzaklaştırmaya çalıştılar 50 yıldır ve bunu da becerdiler sonunda. İlgilenenlere baktığımızda zaten her şey açık bence.
    Yaşamımıza ve çevremize sahip çıkmak istiyorsak ilgilenmemiz gerekli bence, ilgilenmeyince de şikayet hakkı kalmıyor elbette.
    Şu an her şey bulanık, yıllardır ilgilenmeyenler de bu bulanıklıkta şaşı kalıyor zaten; başı dönmeye başlıyor. Gelişmiş toplumlara bakıldığında durum çok farklıdır; yaşamın her anına müdahale hakkını görürler kendilerinde ve uzak kalmazlar. Bu da ancak bilgi birikimiyle olacak iştir; yoksa "hadi gel" demekle olacak iş değildir.
    Bizde açıkça dalga geçiliyor, yalan dolan gırla; nasılsa kimse bir şey anlamıyor!
    Bu durumu hak ediyor muyuz, etmiyor muyuz? karar sizin! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki, bu memleketin insanları olarak, millet olarak olaylardan kendimizi soyutlamamız pey doğru olmayacaktır. Olayları düşünmek, analiz edebilmek için ise gerçek manada bilgi sahibi olup, değerlendirecek kriterlerimizin sağlam olması lazım. İnsanlarımızın çok büyük bir kısmı -bilse de bilmese de- olayları duygusal bir bakış açısıyla takip ediyor. Bu da gerçekçi bir değerlendirmeyi engelliyor. Hele dediğiniz bu bulanıklık içerisinde bilgiye ve sağlam kriterlere ihtiyacımız var.

      Sil
  6. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz ve bu memlekette sorunumuz bilgimiz olmadan fikir sahibi olmamız bence. Ben haberleri izlerken duygularımın etkisinde kalmadan, tarafsız olmaya çalışıyorum. Fanatik bir şekilde benim tuttuğum parti ne yaparsa doğru yapar, muhalefet ne yaparsa yanlış yapar düşüncesi cahillikten kaynaklanıyor bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size katılıyorum. Büyük çoğunluğumuz 'bizim parti ne yaparsa doğrudur' anlayışındayız.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.