Ana içeriğe atla

Yürüyorum Dağlara Doğru


Yürüyorum dağlara doğru.
Koşturmadan, ağır adımlarla, telaşsız, dertsiz, tasasız.
Göğsüme vuran poyraza aldırış etmeden.
Yorulmadan, dinlenmeden.

Bu dağlar çocukluğuma şahit. Ömrümün baharı olan coşkulu, neşeli günlerime.
Adımlarım yeni kuvvet bulmaya başlamışken yürüdüğüm yerler. 
Böğürtlen topladığım, hayvan otlattığım, deli poyrazında yandığım, keven ateşinde piştiğim yamaçlar. 
Ömrümden birer birer düşen günlere şahitler.

Yürüyorum.
Doğanın ritmine eşdeğer atıyorum adımlarımı. Ne hızlı, ne yavaş. 
Ayaklarımın altında savrulan toprakta hatıralarım yankılanıyor.
Her ağaç gölgesinde, demlenen çayların, muhabbetlerin izi. 
Her hışırtının ardından elinde bir kucak odun, çalılar arasından sıyrılacak gibi duran bir dostun hatırası.

Nerede o eski zamanlar demek geliyor içimden. Kendimce hayıflanıyorum. 
Ciğerlerime bir hava akımı doluyor, boşalmayacak hissine kapılıyorum bir an. 

Sessizlik tek hakimi şimdi dağların. 
Rüzgarın uğultusundan başka her şey değişmiş. 
Ne dana güden çocuklar var, ne koç tokuşturan. Ne de çimler üzerinden güreş tutan. 
Tayyareler geçecek mi diye, ara ara göklere bakıyorum. Geçmiyor.
Ayaklarımı bastığım toprak ‘o eski toprak’mıdır? 
Dizlerimi okşayan yaban çiçekleri, şarıldayarak akan sular, kuytusunda dinlendiğim çeşmeler, boylu boyunca uzanan çimenler eski ile aynı mıdır? 

Bir hüzün yumağı düğümleniyor boğazıma. Rüzgar vurdukça gözlerim nemleniyor.
Yürüyorum dağlara doğru.

Yorumlar

  1. Mekanlar bile eskisi gibi değil sanki. Gerçi ben eskiye özlem duyan biri değilimdir. Nerede o eski güzel günler, diyecek kadar da eskilerde yaşamadık çünkü. Buna rağmen yine de her gün bazı şeylerin daha kötüye gittiğini de müşahede ediyoruz. Allah c.c. sonumuzu hayr eylesin. İmanla bu dünyadan göçürüversin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki Allah sonumuzu hayır eylesin. Bazı şeylerin kötüye gittiğine hepimiz şahit oluyoruz maalesef

      Sil
  2. Şiir de fotoğraf de çok güzel.Yürüyelim bakalım dağlara doğru :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğraf yedi sekiz sene evveline ait. Şimdiki hali biraz farklı. Ara ara yürüyüş yapmak lazım dağlara doğru :)

      Sil
  3. "Ağır adımlarla, telaşsız, dertsiz, tasasız" yürümeyi unutalı neler kaçırmışız hayatımızdan. O eşsiz doğayı, gerçek dostlukları, bin bir renkli çiçekleri. Dağlarda koyun otlatanları, yıldızlara bakarak hayal kuran çocukları. Şiirde rastladım onlara. Kaleminize ve duygularınıza sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatı hızlı yaşamak gayreti çok şey alıp götürüyor hayatımızdan :)

      Sil
  4. Yüreğine sağlık..fotoğraf bile huzur veriyor insana,yürüyüş nasıl huzur verir kim bilir ?

    YanıtlaSil
  5. İşte dedim ilk okumaya başladığımda: "çocukluğumda uçurumdan aşağıya bakarken bir dağın tepesinde; hissettiğim sonsuzluk ve ılık bir rüzgarın suratımı dalamasını hissedişim var" bu anlatımda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler... Bir dağ yamacında ılık rüzgarlar ne güzeldir.

      Sil
  6. Köye ara sıra gittiğim için bilirim çok güzel bişey eskiden köyde neler yapardık neler ama tek sevmediğim şey yılanlar çok korkuyorum ):

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her güzelliğin olumsuz tarafı oluyor. yılanlar da köyün olumsuzluklarından olsa gerek. Ara ara köye giden biri olarak ben özlüyorum bazı şeyleri...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...