Ana içeriğe atla

Malazgirt'e Giden Yol


Dolunay gökte salınırken, Alpaslan'ın ordusu son hazırlıklarını yapmaktadır. Malazgirt önlerinde, düşmana kılıç sallamak için. Yurda giriş yapmak için, Rum ilini Türklere vatan yapmak için. O gecenin şafağında başlayan cenkte Anadolu’nun kapıları artık Türklere açılmıştır ve Alpaslan’ın şu sözü gönülleri mest eylemiştir: ‘Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyyen sizin kalacaktır’. 

Malazgirt Zaferi. Tarih: 26 Ağustos 1071. Bugün Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü. Sizi, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun Malazgirt için yazdığı destansı şiir ile başa bırakıyorum. 

Aylardan Ağustos, günlerden Cuma 

Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a 

Bozkurtlar ordusu geçti hücuma 

Yeni bir şevk ile gürledi gökler 

Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu 
Ardında Oğuz'un ellibin tuğu 
Andırır Altay'dan kopan bir çığı 
Budur, Peygamberin övdüğü Türkler... 
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber


Yorumlar

  1. Ebediyyen bizde kalması en çok istenen şey. Bir de ülkeyi ona buna satanlar olmasa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En çok istediğimiz şey tabi ki, ebediyyen bizde kalması. Satanlar, satmaya çalışanlar her daim olacaktır.

      Sil
  2. Böyle önemli bir günü anımsatman ne kadar güzel. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel oldu hatirlatmaniz..Fatiha nasip oldu atalarımıza...

    YanıtlaSil
  4. Bugün aynı zamanda Büyük Taaruzun başladığı gündür :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkı için teşekkürler.. Ağustos zaferlerimizin ayı.

      Sil
  5. Allah razı olsun Atalarımızdan. Hatırlattığınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. Ebediyyen demek doğru mudur bilmiyorum. Dünyadaki hiçbir şey ebediyyen kalmayacak zira. Herşeyin bir sonu vardır. Hz. Allah hakkımızda hayırlısını versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında haklısınız. Günlük hayatta dikkat etmeden kullandığımız kelimeler yanlış anlamlara gelebiliyor.

      Sil
  7. hiç hatırlamadığım bişi. saol yaa :)

    YanıtlaSil
  8. Allah onlardan razı olsun. Bu cennet yurdu bize bırakan tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.

    YanıtlaSil
  9. Teşekkürler hatırlatma için :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...