Ana içeriğe atla

Aktif Dinlemenin Önündeki Engeller


Dinleme konusunda büyün çoğunluğumuzun problem yaşadığı, dinlemekten ziyade konuşma gayreti taşıdığı muhakkak. Ancak, iyi bir iletişim kurmak ve geliştirebilmek için etkin dinleme çok önemli. Etkin dinlemeyi engelleyen bazı engeller şu şekilde: 
  1. Konuşmaya aşırı değer vermek: ikna etme teknikleri, konuşma becerileri teknikleri gibi isimleri bir sürü kurs, kitap vs görmüşsünüzdür. Hepsi de iyi bir iletişim için iknanın ve dolayısıyla konuşmanın önemini ısrarla vurgularlar. Halbuki çok az insanın başarabildiği gibi, ikna edebilmekten ziyade dinleme becerisi kazanmak iletişim için daha önemli olabilir. 
  2. Bir konuda odaklanamamak; İnsan ortalama olarak dakikada 180 sözcük konuşurken, 300-500 sözcük dinleyebilmektedir. Bu durum dinleyinin dikkat dağınıklığı yaşamasına sebep olur. Dinleyen kişi arada oluşan boşluğu farkında olmadan doldurmaya başlar: hayaller dalar, günlük yapacağı şeyleri planlar, vs. Etkin bir dinleyici olmak için bu durumu bilmek faydalı olacaktır. Konuşanın söylediklerini zihnimizde anlamlandırmaya çalışırsak dikkat dağınıklığını daha aza indirme fırsatı yakalamış oluruz.
  3. Zihinsel yorgunluk: Bir kişiyi uzun süre dinlemek zihni yorabilir. Fiziksel veya ruhsal yorgun olduğunuz anlarda dinleme becerilerin zaafa uğrayacaktır. Etkin bir dinleyici olmak için fiziksel ve zihinsel olarak zinde olmak önemlidir.
  4. Klişelere Başvurmak: Dinlemenin önündeki engellerden biri de insanları klişeleştirmektir. İnsanları klişeleştirip söylediklerini önemsizleştirmek, söyleyeceği şeyler zaten belli algısına kapılmak etkin dinlememeyi engeller. Bilerek yahut bilmeyerek bir çok insan bu engele takılır. Konuşan kişinin farklı şeyler söyleyebileceğini göz ardı eder.ı
  5. Kişisel Duygu Yükünü Taşımak: Söylenen şeylerden duygusal olarak etkilenme durumudur. Olumlu ya da olumsuz duygular olabilir. Duyduğumuz kelimeler kişisel dünyamızla alakalı bir şeyleri çağrıştırabilir. Mesela, duyduğumuz bir isim bizi çocukluğumuza götürür, hüzünleniriz. Bu durumdan sonra söylenenleri kaçırmaya başlarız.
  6. Kendisiyle Meşgul olmak: Aşılması en zor engellerden biri budur. Kişinin kendiyle meşgul olması başka kişilerin söylediklerini anlamsız hale getirir. Kişinin bu durumu farketmesi ve değiştirmesi zor bir süreçtir. 

Yorumlar

  1. Aktif dinlenmeyi bu konuda biraz okumuş kültürlü insanlar bekliyor. Aslında diğerlerinin gerçekte dinlenmeleri de umurlarında değil gibi görünüyor. O sadece konuşsun içini boşaltsın. Ben bazı şeyleri biliyorum bakın demek ister gibi. Yoksa karşısındakinin de bir kaç kelam etmesine fırsat vermeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek bir noktaya değinmişsiniz. İnsanlar anlaşılmaktan ziyade anlatmak gayreti içerisindeler...

      Sil
  2. dinlemeden konuşmak anlamadan yargılamak gibi bir kabiliyetimiz olmuş keşke bu yazı binlerce kişiye ulaşsaydı

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...