Ana içeriğe atla

Mayıs Ayında Neler Okudum?2018

Ne okusam liseteleri

Geçtiğimiz aylara dair aylık kitap değerlendirmelerimi okuyanlar hatırlayacaktır. Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Dünki Türkiye Dizisi kitaplarını okuyorum. Türk İslam Efsaneleri bu dizinin kitabı değil fakat epey zamandır rastgele sayfalarını açıp okuduğum bir kitap. Mayıs ayında son hikayeyi de okumuş oldum. Bu kitapla beraber Mayıs ayında dört tane Mustafa Necati Sepetçioğlu kitabı okumuşum. Sözü uzatmadan değerlendirmeye başlayalım. Bu arada aylık kitap değerlendirme yazılarımı okumak isterseniz, Kitaplık bölümünde Kitap Listesi'ne göz atmanız yeterli. 

Ay Hırsızı: Uzun zamandır okumak istediğim bu kitabı nihayet okudum. Sunay Akın’ın güzel anlatımıyla tarihe, uzaya ve özellikle aya yolculuk yapabileceğiniz bir kitap. Tarihi anektodlar, Ay’a yapılan yolculukluklar, Ay’a ve ötesine uzanma hayalleri, oyuncakların dünyası hakkında çok şey bulacaksınız. Sunay Akın zaten İstanbul Oyuncak Müzesi kurucu müdürlüğünü yapıyor. Bu haliyle müzedeki oyuncakların hikayelerini de kitapta bulabilirsiniz. 4/5

Türk İslam Efsaneleri: TavsiyeKitap: Türk İslam Efsaneleri(6) başlıklı yazımda bu kitabı değerlendirmiştim. Bazen tarihi hakikatler, bazen milletin söyleyişinde efsaneleşmiş hikayeler bu kitapta. Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun güzel anlatımı ile hikayeler yeniden yoğrulmuş gibi. 5/5

Darağacı: Dünki Türkiye Dizisinin 9. kitabı. Ankara Savaşı’ndan sonra Fetret Devrinde yaşanan buhran anlatılıyor. Çelebi Mehmed ile diğer Osmanlı şehzadeleri arasında ceryan eden taht kavgaları; Şeyh Bedreddin, Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa isyanlarının sosyolojik mahiyeti ile halkın içinde bulunduğu sıkıntılı durum ustalıkla anlatılıyor. 4/5

Ebemkuşağı: Dünki Türkiye Dizisinin 10. kitabı. Çelebi Mehmed’in devletin bütünlüğünü yeniden sağlaması, bu sürecin adı sanı unutulan kahramaları anlatılıyor. Çelebi Mehmed’den 2. Murad devrine uzanan bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorsunuz kitabı okurken. 4/5

Sabır: Dünki Türkiye Dizisinin 11. kitabı.(Dizinin son bir kitabı kaldı) İstanbul’un Fethi için gösterilen Sabır sürecini izhar etmeye çalışan bir kitap. 2. Murad, İstanbul’u fethetme arzuları, Akşemseddin, Hacı Bayram-ı Veli, Ulubatlı Hasan ve daha fazlası bu kitapta. Özellikle 2.Murad ile Hacı Bayram-ı Veli arasında geçenler ibretlik: 2. Murad Hacı Bayram müridlerinin vergiden muaf tutulmasını ister. AHcı Bayram-ı Veli istemese de ferman çıkmıştır. Bunun üzerine HAcı Bayramı Veli’nin etrafı vergiden kaçmak isteyen göstermelik müridlerle dolar. Hacı Bayramı Veli bu duruma şu şekilde çare bulur: Sayıları hayli artmış müridlerini Ankara’ya toplar. Kendisini sevenlerin kurban edileceğini söyler. Kurban olmak isteyenler sırayla gelsin der, çadıra girerler. Çadırdan kanlar akmaya başlar. Bir, iki, üç kişi derken… Kalabalık dağılır. Çak az kişi kalır orada. Çadırdan dışarı akan kanlar ise çadırın içinde kesilen koyunlara aittir. Böylece Hacı Bayramı Veli gerçek müridlerini tespit eder ve 2. Murad’a isimlerini gönderir; Vergiden muaf tutacaksan benim müridlerim bunlardır. 4/5


2018 © Arif Öztürk

Yorumlar

  1. türk islam efsanelerini alıp okuyum ben :)

    YanıtlaSil
  2. Tarih okumayı seviyor olmalısınız. Ne mutlu size böyle değerler eserlerle kendinizi yenilemişsiniz :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarih okumayı severim. Pdr ve tarih ağırlıklı okumalar yapmaya gayret ediyorum..

      Sil
  3. Sunay Akini severim. Yine güzel eserler secmissiniz 😊

    YanıtlaSil
  4. Gerçekten harika kitaplar okuduğunuzu düşünüyorum Arif Abi ama şu an onlar beni biraz bunaltıyor okurken :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman zaman bende de oluyor bunalma durumu. O tür durumlarda daha hafif sayılabilecek kitapları tercih ediyorum :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.