Ana içeriğe atla

7gün7Bilgi-6.Bölüm

Mostar Köprüsü


  • Tarih/Mimari

1566 senesinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Mostar Köprüsü’sü mimari tarzıyla dünyanın en güzel köprülerinden biri olarak görülüyor. 1993’te savaşta yıkılan köprü daha sonraki yıllarda aslına uygun yeniden yapılmış. Bu bilgiyi okuyunca Yavuz Bülent Bakiler’in hüzünlenerek okuduğum Üsküp’ten Kosova’ya kitabı geldi aklıma.

  • Tarih/Din

Kaybolan Cami: Beyoğlu-Karaköy Meydanında Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırılıp Osmanlı'nın muhtelif dönemlerinde yenilenen cami meydanın genişletilmesi amacıyla sökülür.(1958, Demokrat Parti Dönemi) Kınalıada’ya aynı şekilde yapılması planlanan caminin 2 veya 3 taşından başka kısmı kayıp durumdadır.

  • Bilim/Tarih

İslam tarihinin bilim adamlarından İbn-i Heysem 10. Asırda yazdığı Kitabül Menazir kitabında optik ilminin temellerini atmıştır.

  • Bilim/Tıp

Osmanlı âlimlerinden Akşemseddin Hazretleri İstanbul’un fethinin manevi mimarlarından olma özelliğinin yanı sıra bilim alanında yaptığı çalışmalarla da bilinir. Bu çalışmalardan en meşhuru mikrobu keşfetmesidir.

  • Tarih/Anektod

Birinci Dünya Savaşından sonra kıtlık yıllarıdır. Ömer Seyfettin ‘Halkımız irfan sahibidir’ şeklinde iddialı sözlerle dolaşmaktadır. Kıtlık şartlarında bulunamayan ürünlerden biri de şekerdir. Bir gün gazetelere bir haber düşer: ‘Avusturya’dan şeker gelecekmiş.’ Ömer Seyfettin haberi çalıştığı okuldaki öğretmen arkadaşlarına bildirince, hepsi birden: ‘Ne güzel, artık şekere kavuşacağız’ der. Haberi duyan hademelerden biri ise, ‘Avusturya şeker bulsa aç karnını doyurur’ şeklinde yorum yapar. Ömer Seyfettin ‘İşte irfan dediğim budur’ diye durumu açıklar. Avusturya’dan beklenen şeker de gelmez. (Halkımız günümüzde de irfan sahibi midir, acaba?)

  • Kitap

Dört Halifenin Menkıbeleri-Şemseddin Ahmed Sivasi. Anadolu’nunüç Şemsi'nden biri olan Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin hadis kitapları ışığında kaleme aldığı kitap.

  • Söz

‘Hükümdarların en iyisi, alimleri ziyaret eden; alimlerin en kötüsü de hükümdarların ziyaretine koşandır.’ Ali bin Hasan el Sandali (Sultan Melikşah’ın beni hiç ziyaret etmiyorsun sözüne cevaben)

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.