Ana içeriğe atla

Hayatın Dengesini Ararken-İktibas#37




Teknoloji hızla gelişiyor. Bu gelişim hayatımıza güzel şeyler getirdiği gibi güzel şeyler de götürüyor hayatımızdan. Teknolojinin getirdiklerini ve götürdüklerini saymak bile zor artık. Daha önce Teknoloji Tembelleştirir mi? diye sorduğum bir soru ile teknolojinin getirdiklerini/götürdüklerini sorgulamıştık.
Hayatımın büyük bir kısmı köyde ve kırsallığı ön planda olan ilçelerde geçti. Bu sebeple doğaya/toprağa yakın olmayı önemsiyorum. Kırsaldan uzakta kaldığım zamanlarda telefon/bilgisayar üzerinden doğaya yakın olmaya çalışırdım. Kuş cıvıltılarını, orman veya ırmak esintilerini telefon üzerinden dinlerdim. Gerçek ortamdaki hissiyatı vermese de ciddi bir rahatlama sağlıyordu. Teknolojik gelişmenin dolaylı sonuçlarından kentleşmenin getirdiği doğadan uzaklaşma durumunu, gene teknolojinin getirisi olan İnternet üzerinden yaşıyordum.
Bu durum Hasan Bacanlı'nın Küçük Prens ile konuşturduğu bir kızın söylediklerinden sonra geldi aklıma. Hayatımızda konfor artıyor fakat bizim bir miktar konforsuzluğa (hareketliliğe) olan ihtiyacımız devam ediyor. Konforlu bir hayat için de bir miktar konforsuzluk şart gibi gözüküyor. Sözü uzatmadan bu düşünceleri tetikleyen cümleleri paylaşayım:
'İnsanlar çeşmeleri evlerine kadar getirdiler. Sonra da çeşmeye kadar giderken yapacakları yürümenin yerini tutacak yürüyüş bandı almak zorunda kaldılar.' dedi kız. 'Bir yandan suyu getirdiler ama suya gitmenin yararını unuttular. Şimdi de yürüyüş bandı ile sadece fiziksel etkilerini yeniden kazanmaya çalışıyorlar. Artık çeşmeye yürümenin psikolojik etkisini kimse hatırlamıyor. Onu başka türlü almanın yolu da yok.' Küçük Prens'in Peşinde, Hasan Bacanlı, syf:76.

Yorumlar

  1. Gerçekten de teknolojinin getirdikleri yanında götürdükleri de çok fazla. Bu güzel farkındalık için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Teknolojiyi doğru ve verimli kullanmayı öğrendiğimiz ölçüde getirdikleri götürdüklerinden fazla olacaktır.

    YanıtlaSil
  3. Teknolojiyi yerine göre kullanmak en önemlisi, fazlası insanın en çok ihtiyacı olan doğadan uzak bırakıyor... Dengeyi korumak gerekiyor.

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar güzel söylemiş hocam.

    YanıtlaSil
  5. "Konforlu bir hayat için de bir miktar konforsuzluk şart gibi gözüküyor.." çok doğru,en son yaptığınız alıntı da yerinde olmuş,2-3 katlı binalarda bile asansöre biniliyo,avm gibi vb yerlerde normal merdiven yerine yürüyen merdiven kullanılıyor,bakkala,markete bile çocuklar,kapıcılar gönderiliyo..yani sözün kısası rahatlığa alışmışız ama işte sağlık bozulmaya başlayınca anlıyoz bu hareketlerin kıymetlerini..güzel bir konuydu elinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
  6. ah ne şanslı büyümüşsüün :)

    YanıtlaSil
  7. Dogayi her zaman tercih ederim. Interneti sadece bloglarim icin kullaniyorum ki o bile bazen fazla geliyor birkac gün yokolup kendime geliyorum 😃

    YanıtlaSil
  8. İsmet ÖZEL'in şöyle bir ifadesi var; "Teknoloji benden aldıklarını bana geri versin, ben teknolojinin bana verdiklerini geri vermeye hazırım."
    Belki hayatımızı çok kolaylaştırdı ancak, verdiklerinin karşılığında da çok şeyi de götürdü maalesef.

    YanıtlaSil
  9. Biz de Ankara,merkezde büyüdük.Hiç öyle doğayla iç içe olamadık maalesef :( Şanslısın valla...

    YanıtlaSil
  10. makbule abalı uçun kuşlar seni mimlemiiş :)

    YanıtlaSil
  11. güzel bir yazı olmuş.. teknoloji maalesef üretkenliğimizi öldürüyor

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.