Ana içeriğe atla

İyi Şeyler de Oluyor-İktibas#36


7Gün7Bilgi-6. Bölüm başlıklı paylaşımımda yer alan bir cümle okuyucularımın dikkatini çekti. Helali Arama Stratejileri kitabından iktibasla paylaştığım cümle benim de dikkatimi çekmişti. Cümle şu: 'Kötülükler konuşuldukça artarken, iyilikler konuşulmadığı için azalır.' Okuyucunun da dikkatini çekmesi üzerine iyi şeyleri konuşmaya daha fazla ağırlık vermemiz lazım, diye düşündüm. Her gün etrafımızda, ülkemizde, dünyada iyi ve kötü şeyler meydana geliyor. Bu olaylardan kötü olanlarını daha çok dillendiriyoruz. Öyle ki, 'kötü haber tez yayılır' sözü de durumun böyle olduğunu gösteriyor.
Bu konu üzerine düşünürken, iyi şeyleri de konuşmamız gerektiğini düşünmeye başladım. Bu sebeple iktibas bölümünde iyi bir olayı sizinle paylaşacağım. İyi şeyler de yazmalıyım, kararından sonra Yedikıta Dergisi'ne göz atarken bir iyi haberle karşılaştım. Tarih ve kütüphane konusuyla yakından ilgisi olan haber 'Bir Sandık Kaç Tarih Eder?' başlığıyla veriliyor. 
1800'lü yıllarda Konya'da yaşayan ve Hocazade Mehmed Efendi namıyla bilinen zatın, torunlarına bıraktığı sandıktan adeta tarih çıktı. Bazısı 400 yıllık olan kitapların 42 tanesi yazma eser, 80 tanesi ise nadir hüviyete sahip matbu kitaptan meydana geliyor. 5. kuşak torunları tarafından Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğüne bağışalanan nadir kitaplar, Osmanlı medreselerinde okutulan sarf, nahiv, fıkıh, hadis, tefsir ve mantık ilimlerini ihtiva ediyor. ... koleksiyon; bakımi kayıt ve dijitalleştirme için kütüphaneye taşındı. Yedikıta Dergisi, Nisan 2019, Sayı: 128.
Bu paylaşımla birlikte zaman zaman blogumda iyi şeylere de yer vermeye çalışacağım. Belki de İyi Şeyler'e dair bir bölüm de açabilirim.

Yorumlar

  1. "İyilikler konuşulmadıgı için azalıyor" bu düşünceye katılıyorum. Biraz bakis açımızı değiştirirsek hayat çok daha kolaylaşır. Teşekkürler paylaşımıniz için...

    YanıtlaSil
  2. Zaman zaman değil Arif Bey, bence her zaman iyi şeylerden bahsedin hatta belirttiğiniz gibi ''İyi şeyler'' diye bir başlık açın. İyi şeyler güzeldir. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Topluma dair muhalif bir duruşum olsa da zaman zaman iyi şeylerden daha çok bahsetmeye çalışıyorum.Çünkü sürekli şikayet etmeyen bir tarz herkesi olumsuz etkiler.

    YanıtlaSil
  4. Bence bir bölüm olabilir hocam.

    YanıtlaSil
  5. Kitap dolu bir sandik bulsam cok mutlu olurdum hem de eski kitaplar 😊

    YanıtlaSil
  6. İyilikleri konuşalım ki artsın o halde teşekkürler

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.