İbn Fadlan Seyahatnamesi X. asır Türklerin tarihi hakkında önemli kaynaklardan kabul edilmektedir. İbn Fadlan Hazarlar'a elçilik için gittiği sırada uğradığı Türk topluluklar hakkında detaylı bilgiler vermiştir. Türk toplulukların inanç ve yaşayışlarına dair yapılan gözlemler, kabilelerin adetleri, dinleri, hukukları gibi konularda bilgiler vermektedir. Aynı zamanda Bulgarlar ve Ruslar hakkında da bilgiler mevcuttur. Bu özelliğiyle İbn Fadlan Seyahatnamesi kaynak olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Ramazan Şeşen tarafından hazırlanan kitapta Türkçe ve Arapça okuma alternatifi tek kitapta okuyucuya sunuluyor. Tarihe ilgi duyanların yahut seyahat yazılarını sevenlerin kitabı bir çırpıda okuyabileceğini düşünüyorum.

Ramazan Şeşen İbn Fadlan'ın bazı konularda mübalağa yaptığını ifade ediyor. Bazı şaşırtıcı noktalar Ramazan Şeşen'in görüşlerini kuvvetlendirse de, derin tarihi bilgimiz olmadığı için, ayrıca o devrin şartlarını tam manasıyla bilemediğimiz için bu konuda yorum beyan edemiyoruz. Hayrete düşüren, ters köşe yapan, günümüze göre ağır sayılabilecek hayat şartları ile İbn Fadlan Bağdat'tan Bulgarlar ülkesine kadar gördüklerini bize anlatıyor.

Kitaptan İktibaslar

Türkün yurdunda bilmediği bir insan geçse, ona "Ben senin misafirinim. Develerinden, hayvanlarında, malından şu kadar ihtiyacım var" dese Türk ona istediğini verir.(12. syf)

Hakanların(Hazarlar) hükümdarlık müddeti 40 senedir. Bu müddeti bir gün dahi geçse öldürürler. "Bunadı, aklı azaldı"derler. Bir yere bir birlik gönderirse asla yüz çevirip düşmandan kaçmaz. Yenilip kaçanlar öldürülür.(46. syf)

Kızlarının başı açıktır. Bir adam evlenmek istediği kızın başına bir başörtüsü atar. Bunu yapınca kız eşi sayılır. Kızın ne babası ne de kardeşi onu engelleyebilir.(52. syf)

Oğuzlarda, Cücenlerde, Moğollarda su tabu idi. Onu kirletmemek gerekiyordu. Vücudu, elbiseleri suda yıkamak yasaktı. Onlara göre suda yıkanma kötü ruhları celbeder, şimşeklerin, yıldırımların boşanmasına sebep olurdu.(Dipnotlardan)

Takipte Kalın! 

4 yorum:

  1. Son iki alıntı bana da garip geldi. Sondan ikincisi cahiliye araplarının da adetiymiş. Erkek kocası ölen kadının üzerine elbisesini atarak ona sahip oluyormuş diye okumuştum.

    YanıtlaSil
  2. İbn Fadlan'ı hep merak etmiştim. 13. Savaşçı filminden sonra biraz daha fazla:)
    52. Sayfadan yaptığınız alıntıya biraz şaşırdım, babamın köyününün âdeti çünkü. Gerçi onlar da Türk boyu:)

    YanıtlaSil
  3. Misafirperverlik o zamanlarda bile varmış.

    YanıtlaSil
  4. Suyu temiz ve temizleyici kabul eden bir dinimiz var ama Moğollar ile diğer bahsedilen kavimler ise tam zıddı bir anlayışı benimsemiş. Temizliklerini nasıl yapıyorlardı acaba susuz bir şekilde?

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.