Bazı kitaplar okuru kendine öyle çeker ki, bir solukta okunuverir. Bir çırpıda okuyup bitirdiğim, oyun terapisi hakkında ilk okumam olan Benliğini Arayan Çocuk böyle bir kitap. Edebi anlamda bir klasik değil elbette, ama Dibs özelinde bütün ebeveynlere verdiği mesajlar ve akıcı üslubu ile bir çırpıda okunuyor. Yazıldığı günden bu yana  güncelliğini koruyan kitap bir oyun terapistinin kaleminden çıkma. Terapist, zeka geriliği olduğu düşünülen Dibs ile terapi sürecini ve Dibs'te meydan gelen değişimleri güzel bir hikaye ile okura sunuyor.

İstenmeyen çocuklar sağlıklı bir psikososyal gelişim için risk grubunda gösterilir. Genelde psikolojik ihtiyaçları, bazen de fizyolojik ihtiyaçları karşılanmayan bu çocukların gelişiminde çeşitli problemler ortaya çıkar. İstenmeyen çocuklar görmezden gelinme, sözel-fiziksel şiddete maruz kalma, suçlanma gibi durumlara maruz kalır. Hikayemizin kahramanı Dİbs, istenmeyen, planlanmayan bir çocuk olarak dünyaya gözlerini açar. Mükemmelliyetçi aile için idealleri önünde bir engel ve utanç kaynağıdır. Bu sebeple aile kendini sosyal izolasyona alır. Dibs'in oyuncaklarla dolu odası, her şeyi elde etmeye imkanı vardır, fakat ebeveynleri ile iletişimi yok denecek kadar azdır.

Bu iletişimsizlik Dibs'in içekapanık bir çocuk olmasına sebep olur. Buna karşılık aile, çocuklarında zeka geriliği olduğunu, saldırgan davranışlarının ve herkese karşı ilgisiz tavrının ancak bu şekilde açıklanacağını düşünür.

Anaokuluna başlayan Dibs, burada geçirdiği iki sene boyunca neredeyse hiç ilerleme göstermez. Öğetmenleri, sınıfındaki diğer çocuklar sanki umrunda bile değildir. Dibs'in kendi ifadesi ile Bayan A. ile tanışması bu dönemde, öğretmenlerinin talebi üzerine gerçekleşir.

Aile Dibs'te herhangi bir değişim ümidinde değildir yahut mahrem bilgilerinin terapi sürecinde açığa çıkacağı endişesi ile çocuklarının terapiye başlaması hususunda isteksizlik gösterir. Fakat, Dibs'in her gün artan iletişimsizlik, saldırganlık gibi problemleri isteksiz de olsa terapiyi kabullenmelerini sağlar.

Terapide ve psikolojik danışmada en önemli esaslardan biri koşulsuz kabul ilkesidir. Bu, kısaca danışanın söylediği\yaptığı\düşündüğü şeylerin yargılanmaması, danışanların farklılıklarına saygı duyulmasıdır. Oyun terapisi Dibs'in belki de koşulsuz kabul ve duygusal bağ ile tutarlı anlamda ilk karşılaşacağı yer olur. Dibs, koşulsuz kabul edildiği bir oyun odasında, simgesel oyunları yardımıyla benliğini aramaya başlar.
Hikayenin bundan sonrası, Dibs'in terapi seanslarında yaşadıkları, devamında duygularını kontrol etmeye başlaması şeklinde devam eder. Aslında Dibs'te zeka geriliği olmadığı, aksine üstün zekalı olduğu ortaya çıkar.

Kitap Künyesi
Benliğini Arayan Çocuk
Virginia M. Axline
Misli Baydoğan(Çevirmen)
268 sayfa

12 yorum:

  1. Her anne ve babanın,ebeveynlerin okuması gereken bir kitap..Tanıtım için emeğinize sağlık..😊

    YanıtlaSil
  2. saol yaaa ne güzel bir içerik. dibs, oyun terapisi, teşekkürler not aldım :)

    YanıtlaSil
  3. Bence bu kitap ebeveynlerin okuması için bir zorunluluktur, böylece her çocuğun kendi ebeveynleriyle veya diğer kardeşleriyle farklı bir kişiliğe sahip olması gerekir.

    YanıtlaSil
  4. Gerçek bir hikayeden mi kurgulanmış bir eser yoksa tamamen yazarın kurgusu mu? Çok ilginç görünüyor, elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek bir hikayeden oluşuyor. Terapist olan yazar, terapideki bir çocuğun durumunu hikayeleştirmiş.

      Sil
  5. Eğitimin ailede başlayıp okulda devam ettiği düşünülünce aile yeterli bilgiye, özveri ve sevgiye sahip değilse çocuğu kaybetmek tehlikesiyle baş başa kalıyoruz. Bu konuda ebeveynlerin yetiştirilmesi, eğitilmesi oldukça önemli. Bahsettiğiniz kitap da bu konuda önemli bir adım. Listeme aldım, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Ebeveynlerin okuması gereken bir kitap sanırım. İlerisi için benim de aklımda olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ebeveynler ve eğitimciler için faydalı olacaktır.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.