Ana içeriğe atla

Kayıtlar

TavsiyeKitap: Olmak Cesareti(13)

Olmak Cesareti Kemal Sayar Kapı Yayınları 264 sayfa Hayat Teselli Bulmaktır, Hüzün Hastalığı gibi kitaplarıyla tanıdığım Kemal Sayar psikolojiye farklı açılardan bakmamı sağlayan bir yazar. Kendisi bir psikiyatr olan Kemal Sayar, insan varoluşunun anlamlandırılması meselesi üzerine yoğunlaşıyor. Batı psikolojisinden alınan kavramları kültürel kodlarımıza uygun hale getirip kullanması ile de güzel bir çalışma yaptığını düşünüyorum. Kemal Sayar'ın bu yazıda ele alacağımız Olmak Cesareti kitabı, 'Var olmak cesaret ister' ana temasıyla okuyucuya buluşuyor. Kitapta yer alan 33 konu başlığı dört ana başlık etrafında kategorize edilmiş: Hayatın Tam Ortasında, Sınırları Zorlamak, Olguların Dili, Tıbbın İçinden Tıbbın Ötesine. Hayatın Tam Ortasında ana başlığıyla sunulan birinci bölümde Sayar, hayatın içinde insanın durumunu ele alıyor. Bu bölümde, bebeklikte oluşan bağlanma ihtiyacı ile başlayan yolculuk, ölüme kadar gidiyor. Teknolojinin, biyolojinin gelişimi il...

Nerelerdeyim?

Yaz aylarının rehaveti çeşitli işlerle birleşince bloga yazı girmek, blogları ziyaret etmek işi aksadı. Bir aydan fazla süredir bloga yazı eklememişim. İnşallah bugünden sonra yeniden blogumla ilgilenmeye başlayacağım. İşler vardı, bahanesinin arkasına sığınsam da rehavetin etkisi de oldu blogdan uzak kalışımda. Bu özeleştiri yaptıktan sonra neler yaptığıma geçelim? Bir süre yoğun tempoda Griceviz oynadım. Griceviz, bir mobil uygulaması. Bilişsel becerilerin gelişimini artırmayı hedefleyen ve bu konuda iddialı uygulama Türkiye'de geliştirilmiş. Hala gelişmeye devam ediyor. Odtü'de Türkiye Zeka Vakfı ile Tübitak işbirliğinde geliştirilmeye devam ediyor. Yabancı kaynaklı benzer uygulamalar vardı. Ülkemizde böyle bir çalışmanın yapılıyor olması gayet güzel. Uygulamayla tanışmam şu şekilde oldu: MEB Zeka Oyunları Uygulamarı Eğitimi almak isteyen personel arasından seçim yapacaktı. Seçimleri Griceviz uygulaması üzerinden yapmaya karar vermişler. Zeka Vakfı ile MEB'in bu ad...

Tarihin Satır Aralarından-2

Tarihin Satır Aralarından(2), bugün paylaşacağım kitabın adı. Adından anlaşıldığı üzere bir tarih kitabı ve birincisi de var. Tarih sever biri olarak ilgimi çeken bir kitap. Tarihe çok ilgisi olmayanların da seveceğini düşünüyorum. Çünkü ağır, sıkıcı bir kitap değil. Daha kapağı açmadan kitap kendine çekiyor beni. Kapağında aynı tasa kaşık sallayan askerler var. Tasın içerisinde ne çorbası olduğu belli olmuyor fotoğrafta. Cihan Harbinde Filistin Cehpesi'nde çekilmiş. Kitabı henüz açmadan tarihin satır aralarında yolculuk başlıyor. Bu yolculuktan sonra arka kapağı incelerken okuduğum, ' Sahip olduğumu değerlerin şuurunda olmamız temennisiyle tarihin satır aralarında bir yolculuğa çıkıyoruz.' cümlesine hak veriyorum. Kitabın içerisinde birbirinden bağımsız onlarca tarihi anektod var. Bu anektodlar arasında Nasreddin Hoca'nın eşeğe ters binmesinin asıl sebebi hafızamda kalanlardan. Malum ulemadan bir zat olan Hoca Nasreddin medresede ders vermektedir. Hoca akşamları ...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...

Kör Baykuş-KitapYorum(28)

Bazı kitaplar olur ki anlaması zordur. Bazı kitapları da anlatması zor olur. Sadık Hidayet'in Kör Baykuş kitabı iki guruba da giriyor: anlaması da zor, anlatması da. Kitapta hayal ile gerçek ayırt edilemiyor. Kahramanımız yoğun ruhsal bunalımlarını birinci ağızdan anlatıyor. Daha çok kasvetli bir odada yaşanıyor olaylar. Kimi zaman kahramanımız dışarıdaki bir mekanda yaşadıklarını anlatıyor, fakat anlattıkları gerçek midir, yoksa hayal aleminde veya rüyada mı yaşanmaktadır? Bilinmiyor. Bazen bir mezarlıkta hayran kaldığı bir güzeli gömerken, bazen kahpe olarak tanımladığı karısının evinde rezil olurken görüyoruz. Olaylar kasvetli bir odada geçiyor demiştik. Bu oda okuyucuyu da kasvetli bir halet-i ruhiye içerisine sokuyor. Okurken kendinizi penceresiz, karanlık bir odada, çaresizlik içerisinde sanıyorsunuz. Bu yönüyle -eğer yazar okuyucuya bu hissi vermek istemişse- başarılı bir kitap olabilir. Fakat bu tarz kasvetli, isyankar, yoğun ruhsal bunalımlı kitapları çok sevmediğim için...

Film Tavsiyesi: Küçük Dahi Vitus

Normal olmak mı, dahi olmak mı? Tercih hakkınız olsaydı, hangisini tercih ederdiniz? Birçok insan dahi olmak cevabını verse de normal olmanın kıymeti tartışılmaz. Küçük Dahi Vitus filminin çocuk kahramanı Vitus birçok alanda yetenekli bir dahidir Hafıza, üretkenlik gibi yeteneklerinin yanı sıra mükemmel derecede piyano çalmaktadır. Bir çok dahinin olduğu gibi Vitus da bazen sosyal anlamda uyumsuz olabilmektedir. Vitus'un en sevdiği şey marangoz dedesinin atölyesinde keyfince vakit geçirmektir. Çünkü sadece dedesinin yanında özgürce davranabilmektedir. Anne ve babasının Vitus'tan tek beklentisi ünlü bir piyanist olmasıdır. Vitus'un kendine dair hayali ise normal olmak, daha doğrusu kendi olmaktır. Bunu izleyiciyi şaşırtıcı bir şekilde başarır. Film ebeveyn olarak bizlere kendimizi sorgulama fırsatı sunuyor. Takipte Kalın!  https://twitter.com/ozturkariff  https://www.facebook.com/arif.ozturk.58

İçimizdeki Şeytan-KitapYorum(27)

Kuyucaklı Yusuf’u senelerce önce okumuştum. Sabahattin Ali’den okuduğum ilk kitaptı. Uzun bir aradan sonra Sabahattin Ali’den ikinci kitabı okudum: İçimizdeki Şeytan. Dönemin Türkiye’sinde bir müddet yasaklılar listesinde kalmış kitap. Yasaklılar listesine neden eklendiğini bilmiyorum. Sabahattin Ali, bir aşkın etrafında gidip gelerek dönemin münevverlerindeki yozlaşmayı ele alıyor. Amaçsızlık, fikirsizlik, tutarsızlık gibi özellikleriyle devşirme fikrileriyle ön plana çıkmak isteyen münevverlere şahit oluyoruz İçimizdeki Şeytan’ı okurken. Sabahattin Ali’nin bu romanı, dönemin   önemli yazarlarından Peyami Safa ile Hüseyin Nihal Atsız’ı eleştirmek için yazdığını iddia edenlerde var. Zira, Safa ve Atsız milliyetçi cepheyi temsil ederken; Sabahattin Ali sosyalist olarak tanımlanıyor.   Özet ve Yorum Olayların bir aşkın etrafında şekillendiğini ifade etmiştik. Kahramanlarımız Ömer ve Macide. Olaylar bu ikisi etrafında şekilleniyor. Macide musiki tahsili için Balıkesir...