Ana içeriğe atla

Yalancıdan Kadı Olmaz! İktibas#27


Devrin halifesi, İmam-ı Azam Hazretlerini Kufe'ye kadı tayin etmek ister. ve bu niyetini O'na açıklar. İmam-ı Azam Hazretleri yönetimin yanlışlarına alet olmamak için bu teklifi kabul etmez. Halife'ye: 'Ben kadılık yapamam!' diye cevap verir.
Halife: 'Yalan söylüyorsun. Sen kadılık yaparsın.' deyince İmam-ı Azam Hazretleri: 'Eğer ben yalan söylüyorsam, yalan söylediğim için kadılık yapamam. Çünkü yalancıdan kadı olmaz. Eğer 'yapamam' dediğim zaman doğru söylüyorsam, bu defa sözümün gereği olarak kadılık yapamam. O halde her iki durumda da kadılık yapamam.' diyerek herkesi şaşırtır ve ikna eder. İkna Sanatı, Adem Serdaroğlu, say-135. 

Yorumlar

  1. Çok etkileyici ve çağlar aşan bir yaklaşım. Keşke örnek alınabilse.

    YanıtlaSil
  2. Çok akıllıca bir yanıt vermiş...

    YanıtlaSil
  3. Hazırcevap insanlara hayranım! İmâm-ı A'zâm Hz'leri karşısındakileri fena dumura uğratmış. :)

    YanıtlaSil
  4. Cok akillica keske hep böyle hazircevap olabilsek 😊

    YanıtlaSil
  5. Böyle akıllıca işler çok hoşuma gidiyor. Buna benzer bir hikaye var.

    Padişahın biri: - ' Bana yalan söyleyebilene bir küpdolusu altınvereceğim! ' demiş.
    Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana ;

    1.Yalancı: - ' Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
    ' Padişah: - ' Bunun neresi yalan?..' - ' Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii...!'

    2.Yalancı: - ' Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
    Padişah: -' Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacı nı düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral o' dur tabii!..'

    3.Yalancı: - ' Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!'
    Padişah:- ' Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.

    ' Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.

    Ama bir gün :

    BİR KAYSERİ' Lİ gelmiş;

    - ' Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim.

    Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..'

    YanıtlaSil
  6. İkna Sanatı..İçeriğe bakılırsa güzel kitapmış..Herkese lazım olan bişi..✔😊

    YanıtlaSil
  7. Çok güzel, hazırcevaplık ve ikna etme sanatının çok güzel örneği.

    YanıtlaSil
  8. İki cevap da reddedilemez. Ne güzel örnek. Eskilerde var asıl temel örnekler. Teşekkürler Arif :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlim ve irfan sahibi olmak böyle bir şey demek ki, Ece Abla :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...