Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sadako ve Bin Turna Kuşu - KitapYorum(33)

En çok da çocuklar oluyor savaşın kaybedeni. Hayata ve geleceğe dair umutları sönüyor. Bazen kısa sürse de savaşlar, nasıl gelip gittiği bilinmese de, hayatımızdan götürdükleri ile uzun seneler yankısı sürüyor. Sadako'nun hikayeside böyle bir hikaye: Hiroşima'nın atom bombasıyla yıkıldığı günlerde Sadako henüz iki yaşındadır. Toprak, hava, su; şehirler, köyler; çocuk, genç, yaşlı insanlar atom bombasından etkilenir. Fakat Sadako'ya bir şey olmamıştır. Neşeli, sportif, koşmayı seven bir öğrenci olarak Sadako ortaokula başlar. En önemli uğraşı koşmak, en büyük arzusu okul takımına seçilmektir. Bunu başarır da. Fakat, günün birinde koşarken aniden bayılıverir. Herkesten gizlemeye çalışsa da sürekli olmaya başlayan bu durum duyulur. Artık o bir lösemi hastasıdır. Atom bombasının seneler sonra bile insanları hasta ettiği bu olayla görülür. Hikaye, bundan sonra başlar. Yatan herkesin ancak cenazesinin çıktığı hastaneye yatırılan Sadako burada umutsuz beklemekte...

Ana Yurdun Halleri

Bugün Dünya İnsan Hakları Günü. Kutlamalar yapılıyor, mesajlar veriliyor. İnsan Haklarının önemi vurgulanıyor. Böyle bir ahval içerisinde Doğu Türkistan'dan gelen haberler yüreğimizi yakıyor. Görünüşte insan hakları, hürriyet vesair söylemler dilimizden düşmese de zulum insanlar arasında devam ediyor. Güçlü olan mazluma zulmetmeye devam ediyor. Seneler evvel Doğu Türkistan'ın durumu hakkında yazmıştım. Geçen 7-8 senede hayatımızda çok şey değişse de Doğu Türkistan'da zulum değişmemiş. Şekli, boyutu değişse de zulum aynı kalmış. Seneler evvel şöyle yazmıştım:  Ana Yurdun Halleri İstanbul'a 3.946 uzaklıkta bir şehir, Kaşgar: Türkistan coğrafyasının en yürekli şehirlerinden. Aynı zamanda tarihte iz bırakan, zamanın bilim kültür şehirlerinden; Türk - İslam medeniyetinin şahlandığı yerlerden biri . Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'i yazdığı, Divanı Lügati't Türk yazarı Mahmud'un dünyaya geldiği şehir. Kaşgarlı Mahmud'a ünv...

Kasım Ayında Neler Okudum? 2019

Sakin Ol! Çocuk ve ergenlerin öfke duygusunu anlaması ve kontrol edebilmesi sürecinde faydalı olabilecek bir kitap, Sakin Ol!. Çocukların severek okudukları bir kitap. Öfke duygusunun oluşumu ve bazı öfke kontrol tekniklerini kısaca anlatıyor. Kitap hakkında detaylı bilgi Sakin Ol! linkinden ulaşabilirsiniz. Sükut İşçisi Birbirinden güzel hikayeleri içinde barındıran kitap, okuyucuyu sükuta davet ediyor. Okurken gönlümün ferahladığını hisssettiğim bir kitaptı. Kitap hakkında yorumlarımı T avsiyeKitap: Sükut İşçisi(14) linkinden okuyabilirsiniz. İncognito Kitaplarıyla ün salan nörolog David Eagleman tarafından yazılan kitap beynimizin işleyişine kapı aralıyor. Beyin hakkında bilmediğimiz, yanlış bildiğimiz şeyleri öğreniyoruz. Kitap hakkında detaylı bilgi İncognito - KitapYorum(31) linkinde. Sosyal Jetlag Yavuz Selvvi tarafından kaleme alınan kitap sosyal ritim ile biyolojik ritmin uyumsuzluğu sonucu ortaya çıkan sosyal jetlag durumunu ele alıyor. Yapay ışıklarla ritm...

Psikolojiyi Değiştiren Kırk Çalışma(32)

Psikolojiyi Değiştiren Kırk Çalışma&Psikoloji Araştırmaları Tarihinde Yolculuk Roger R. Hock Ayşe Ayçiçeği-Dınn Kitabevi Yayınevi 414 sayfa Felsefeden ayrılıp yeni bir disiplin olarak ortaya çıkışından sonra psikoloji geniş bir yelpazeye yayılmaya başladı. Ana çalışma alanı insan olduğu için geniş bir yelpazeye yayılması kolay oldu. Bugün gelinen noktada psikoloji eğitimde, orduda, sağlıkta, insan kaynaklarında, pazarlamada, siyasette, reklamcılıkta ve daha birçok alanda istifade edilen bir disiplin. Sosyal psikoloji, bilişsel psikoloji, eğitim psikolojisi, danışmanlık psikolojisi gibi bir çok alt dala ayrılan psikolojide her gün çok sayıda araştırma yapılıyor, makale yayınlanıyor. Psikoloji alanında çıkan kitapların sayısı da süratle artıyor. Psikoloji alanında yapılan çok sayıda araştırmadan bazıları gerek psikoloji camiasında gerekse toplumda daha çok fark ediliyor. Psikolojiyi Değiştiren Kırk Çalışma kitabının yazarı Roger R. Hock psikoloji tarihinde ...

TavsiyeKitap: Sosyal Jetlag(15)

Gün doğmadan neler doğar, diye düşünmüştüm seneler evvel. Bu sorunun peşine düşmüş, düşüncelerimi yazmıştım. Bu yazı blogumdaki ilk yazılarımdan birini oluşturdu: Gün Doğmadan Neler Doğar?   Bugünlerde öğrenmiş oldum ki, gün doğmadan doğan onca şeyden bir bölümünü de hormonlarımız oluşturuyor. Bizi güne hazırlayan hormonlarımız. Aslında bildiğim bir şeydi hormonlarımızın durumu. Prpf. Dr. Yavuz Selvi'nin Sosyal Jetlag kitabını okurken tekrar hatırladım. Girizgahtan anlaşılacağı üzere bu yazıda sizinle Sosyal Jetlag kitabı hakkında konuşacağız.Sosyal Jetlag kitabında Yavuz Selvi hayatın ritmi konusunu ele alıyor. Malumunuz olduğu üzere jetlag, uzun uçuşlar sonrası biyolojik saat ile gidilen yerin saati arasındaki fark sonrası oluşan durumu ifade ediyor. Mesela, gittiğiniz yerde vakit öğle iken, biyolojik saatinize göre gece vakti olabiliyor. Yavuz Selvi kitabında temel olarak biyolojik saatimiz ile sosyal hayatımızın uyumsuzluğu sonucu ortaya çıkan sosyal jetlag...

İncognito - KitapYorum(31)

'Kafamın içinde biri var ama o ben değilim.' Hakkında yazmaya çalıştığım İncognito kitabını bir cümleyle özetleyecek olsam, bu cümleyi kullanırdım. Tabii cümleyi kitaptan değiştirmeden aldım. Kitabın ilk bölümünün başlığıydı. Beyni anlama yolculuğunda okunmasını şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap olarak İncognito kitabı hakkında yorumlarımı sizinle paylaşacağım. David Eagleman dünyaca ünlü bir nörobilimci olarak yapılan araştırmalardan hareketle beynin işleyişi hakkında bilgi veriyor. Yazar, işleyişi anlatırken, günlük hayattan misaller vererek kitabı anlaşılır hale getirirken; verdiği küçük uygulamalar ile okuyucunun deneyim yaşamasını da sağlıyor. Yapılan araştırmalar ve verilen misaller ışığında şunu görüyoruz: beynimizin işleyişinde bilinçli kontrolümüz çok az. Birçok şeyi beynimiz kendiliğinden organize ediyor. Bu organizasyonların birçoğunun farkında bile değiliz. Mesela, beynimiz bizim bilincimizin ve farkındalığımızın dışında gözlerimizle görmeyi öğreniyor. Sinez...

Zihin Donar mı? İktibas#40

İnsan ve Hayat Dergisi, Kasım sayısında yer alan bir yazı önemli gördüğüm bir hususu dile getirmiş. 'Zihin Donar mı?' alt başlığıyla sunulan yazıda sürekli korkuya maruz kalan beynin düşünme bölgelerinin donduğu ifade ediliyor. Daha önce farklı kitaplarda okuduğum bu bilgiyi dergi vesilesiyle tekrar hatırlamış oldum.  'Araştırmalar, düşünme anlama öğrenme bölgesine hitap eden çocukların; panikletilmiş, korkutulmuş, çocuklara göre daha başarılı, sağlıklı, güçlü ve mutlu bir hayat sürdürdüğünü gösteriyor. Devamlı korkudan beslenen ve korku ile süslenen medya ve TV, çocukların ve gençlerin düşünme bölgelerini adeta dondurabiliyor. Reflekslere tepki vermeyen neslin zihin yapıları böyle şekillendiriyor. Geleceğe sağlıklı nesiller bırakmak adına çocuklara ve öğrencilere mesajları, onları panikletecek şekilde değil, anlamaları ve idrak etmesini sağlayacak şekilde iletmek gerekiyor. Bu onların zihnini açacaktır. Öğrenmeye açık beyin her şeyi daha doğru anlayacak ve insanı ko...